Adını sürekli duyduğumuz naylon staj nedir, ne değildir, niye yapılır, yasal mıdır, kimler yapar gibi sorulara bugün eksiksiz olarak cevap bulacağız.
Naylon staj demek sahte staj anlamına gelir. Yani stajı yapan kişinin sadece kağıt üzerinde staj yapmasıdır ve staj yapıldığı görünen yerde hiç çalışmaması durumudur. Stajı genelde üniversite öğrencileri ve meslek lisesi öğrencileri yaparlar. Fakat ileride okuduğu mesleği yapmayacak kişiler bu tarz kaçamaklar yapmaktalar.
Bir öğrenci naylon staj yapmayı neden tercih eder?
Bu sorunun cevabı aslında çok basit… Türkiye’de öğrenciler staj yaparken köle gibi kullanılıyor. Çoğu firma staj yapan öğrenciyi köle gibi görüyor. Çünkü sürekli olarak çalışma durumu olmayacağından anlık işler yaptırıyor. Anlık iş olmasına rağmen asla dinlenme olayı olmuyor. Öğrenci gerçek köleliği burada tadıyor ve staj yaptığına pişman oluyor. Verilen maaşlarında düşük olması öğrencileri hiçbir yönden cezp etmiyor. Örnek vermek gerekirse; Halkla ilişkiler okuyan bir öğrencinin otelin restoran bölümünde komi olarak çalışması. Veya bilişim okuyan bir kişinin çay demleyip, paspas yapıp, simit almaya gitmesi gibi. Öğrenciye yaptırılan ve öğrencinin gelişimine sıfır katkı olan bu işlerde öğrenci bıkmaya ve naylon stajı düşünmeye başlıyor.
Naylon staj yasal bir durum değildir kesinlikle. Ama şunu da unutmayalım. Öğrencilerin ne kadar naylon staj yaparak suç işlediğini biliyorsak, aynı suçun staj için öğrenci çalıştıran firmalarında yaptığını unutmayalım. Bir öğrenciyi hafta sonu günlerinde, yarıyıl tatillerinde veya okulun tatil olduğu günlerde çalıştırmak yasal değildir. Stajını yapan öğrenciyi haftada en fazla üç gün çalıştırabilirsiniz. Böyle bir uygulama yapan firma göreniniz var mı? Her öğrenci normal işçi gibi çalışır. Tek farkı kolay ama boş işler verilir. Düşük maaşta cabası. Öğrenciye sıfır katkı olan bu durum elbette ki yasal olan naylon stajı doğuruyor. Elbette ben bu yazımda naylon stajın iyi bir şey olduğunu söylemiyorum fakat artık firmalar kendilerini düzeltmedikçe öğrencilerin naylon staj yapmalarına bir şey diyemiyorsunuz suç olmasına rağmen.
Naylon staj yerlerini ise inanın artık bulmak zor değil. Eskiden dost, akraba veya babanızın tanıdığı bir yer olur ve orada naylon stajınızı yapardınız. Fakat artık ülkemizde firmalar ve oteller çoğalmış durumda. Minik ücretler karşılığı stajlarınızı kolayca istediğiniz departmanda yaptırma şansına sahipsiniz. Kafa dengi bir kişi bulduktan sonra emin olun gerisi gelecektir.
Eğer normal staj yaparken yarıda bırakmışsanız ve başka yerde naylon staj yaparak devam etmek istiyorsanız bunu okulda sizden sorumlu hocanıza bildirin. Stajı yarıda kestiğinizi ve başka yerde yapacağınızı söylerseniz, staj öncesi hocanıza verdiğiniz staj kağıdının değişimini sağlayabilirsiniz. Bazı hocalar sıkıntı çıkartsa da çoğu hoca sıkıntı çıkartmıyor. Eski staj yerini gösteren belge yırtılıp yerine sadece staj yeri farklı olan bir kağıdın koyulmasının hiçbir zararı olmaz diye düşünüyorum. Bazı üniversite hocaları maalesef staj yeri değişimi yapmazlar. Sırf sizinle uğraşmamak için yaparlar bunu. O yüzden telefon ile arayıp durumu söylemek yerine bizzat elinizde onaylı belgenizle odasına kadar gidin ve yüz yüze derdinizi anlatın. Daha yararlı olacaktır.
Eğer hocanızın nasıl biri olduğunu bilmiyorsanız kesinlikle stajınızı naylon yaptığınızı söylemeyin. Arkadaşlarınıza bile sonradan naylon staj yeri ayarladığınızı söylemeyin çünkü bu bir şekilde hocanızın kulağına gidebiliyor. Sonrasında mahcup olabilirsiniz hocanıza karşı. Stajdan kalmanızda olayın bonusu olur.
Bugün sizlere ne tür sitelerden düzenli olarak parasal yarar sağlarız bundan bahsedeceğim.
Çoğu insanın internetin bu derece geliştiğinden maalesef ki haberi yoktu geçtiğimiz dönemlere kadar. Fakat artık internet üzerinden de para kazanmanın mümkün olduğunu görebiliyoruz. Fakat internet üzerinde ne tarz siteler para kazandırır, içeriği ne olmalıdır, siteden uzun süre para gelmesini nasıl sağlayabiliriz gibi birçok soruda insanların bilgisi halen bulunmuyor.
Bugün bu soru başlıklarına cevap arayalım.
Açacağımız internet sitesi mutlaka sektörel olmalıdır. Genele değil özele hitap etmeli ve tamamen o yönde ilerlemelidir. Siteyi bu alanda geliştirmek hem hit açısından hem de beğenilere bağlı backlink olarak geri dönüş sağlayacaktır. Açtığımız siteyi mutlaka %100 özgün yazılarla geliştirmeliyiz. Kopya yazılar hiçbir işimize yaramayacaktır. Arama motorlarının yeni güncellemeleri artık kopya içeriği olan sitelerin yükselmesine olanak sağlamıyor. Kopya yazıyla açtığınız konuların çoğu sıralamalarda bile çıkmayabiliyor.
Açtığımız siteye ilk iki ay kesinlikle reklam almıyoruz. Siteye alınan reklam link çıkışı demektir ve arama motorları sitelerde ilk zamanlarda yoğun link çıkışını pek normal bulmaz ve sitenize ceza bile verebilir. Para kazanacağım diye ileride gelecek olan paralardan da olmamak adına ilk aşamalarda kesinlikle reklam almamanız gerektiğini tekrar tekrar belirtmek istiyorum.
İnterneti ve siteyi para kazanma uğruna açan kişiler aceleci kişilerdir ve direk olarak para kazanmak isterler. Fakat sitelerin hepsi için ilk iki ay boyunca sürekli para gerektiren işlemler gereklidir. Haliyle cebimize para girmesi yerine para çıkışı olmaktadır. Bu durum bilgi sahibi olmayan site sahibini olumsuzluğa düşürür fakat başarıya giden yolda çekilen çilenin kutsal olduğunu unutmaması gerekir. Verilen paralar er yada geç geri dönecektir.
Eğer site ile ilgilenecek vaktimiz yok ise sitemize editör bulabiliriz. Bulduğunuz editör sizin için sitenize her gün içerik girişi sağlar ve arama motorlarında yavaşça yükselmenize yardımcı olur. Editörünüz site içerisinde günlük olarak konu eklerken sizinde sitenizi sosyal medyada tanıtmanız gerekir. Editör tarafından yazılıp sitenizde yayınlanan her yazının okunması, siteniz için pozitif bir durum sağlayacaktır.
Eğer sıfırdan bir site kurma işlemini riskli buluyorsanız mutlaka geliri olan siteler bulmamız gerekiyor. Bulduğumuz sitelerin gelirlerinin en az 6 ay boyunca düzenli geldiğinden emin olduğundan sonra almak faydanıza olacaktır. Çünkü, tek ay 200-300 lira almış bir siteyi insanlarımız “düzenli geliri var” diyerek satmaya çalışmaktadır. Site alırken bir bilene danışmak ya da arama motorları üzerinden site alırken nelere dikkat etmemiz gerektiğini öğrenmek bize kolaylık ve fayda sağlayacaktır.
Mobil cihazlar artık çok gelişmiş ve işlevsel bir hale geldi. Eskiden bilgisayarda yaptığımız bir çok işlevi artık mobil cihazlarımızda rahatlıkla ve kolaylıkla yapar hale geldik.
Bu yazımızda sizlere Android cihazlarda yer alan çok başarılı ve güzel bir özelliği nasıl kullanabileceğinizi anlatacağız. Bu özellik sayesinde cihazınızda yer alan görüntüyü bire bir televizyonunuza aktarabileceksiniz.
Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan bu işlemi nasıl yapabileceğinizi anlatmaya geçelim;
Öncelikle kablo yardımıyla bu işlemi yapmak için HDMI kablosuna ihtiyacımız var. Şöyle ki, HDMI kablosu yardımıyla kablonun bir ucunu cihazınızın şarj soketi kısmına diğer ucunu ise televizyonunuzun HDMI kablosu giriş yerine takarak görüntü aktarımını gerçekleştirebilirsiniz.
Bir not düşmek gerekirse, her HDMI kablosu cihazınıza uygun olmayabiliyor bu yüzden cihazınıza uygun bir HDMI kablosu almakta büyük fayda var.
Birde Android cihazınızda ve televizyonunuzda yer alan DLNA desteği sayesinde hiç kablo ile uğraşmaya gerek kalmadan mobil cihazınızda ki görüntüyü televizyonunuza aktararak büyük ekranda keyfinizi arttırabilirsiniz. Bunun için, Samsung marka cihazınıza AllShare adlı uygulamayı indirip daha sonra televizyonunuzla bağlantı kurabilirsiniz.
Önemli not: Kablosuz bir biçimde mobil cihazınızda ki görüntüyü televizyonunuza aktarmak için bulunduğunuz ortamda WİFİ bulunması ve sizin bu ağa bağlanmanız gerekiyor. Birde, kablosuz bağlantıda sadece ortam dosyalarınızın görüntüsünü televizyonunuza aktarabilirsiniz. HDMI kablosu ile bütün görüntüyü televizyonunuza aktarabilirsiniz.
Benim hatunun sinirinden kartı hunharca kırmasının ardından öğrendiğim durumdur yedek sim kart çıkarttırma olayı. Eğer Avea sim kartınızı kaybettiyseniz, kırdıysanız veya çalışmıyorsa direk olarak yenisini çıkartabilirsiniz.
İlk olarak Avea bayiine gidiyoruz ve elemana yedek sim kart çıkarttırmak istediğimizi belirtiyoruz. İlk olarak sizden numarayı ve kimliğinizi istiyor. Kimliğinizi istemesinin nedeni ise hat bilgilerini doğrulamak için. Hat kimin üzerineyse onun gidip yedek sim kart çıkarttırması gerekiyor. Kırılan hat benim üzerime olduğu için çok sorun yaşamadım o açıdan. Bilgilerinizi doğruladıktan sonra sizden 8 TL işlem ücreti istiyor. Yedek sim çıkartıyoruz bir de para istiyorlar demeyin. Gidip başka hat almak isteseniz kafadan 35-40 lira para çıkıyor cebinizden. Bu tutara şükretmek lazım. 8 TL ücreti verdikten sonra ise size hat alırken doldurulan form gibi bir form veriyor ve imza istiyor. Bütün işlemleri hallettikten sonra direk olarak yedek hattı elinize veriyorlar.
Hattın açılması yaklaşık olarak 4-5 saati buluyor. Aslında hemen açılıp açılmaması oradaki elemana bağlı. Eğer işiniz acil veya acele ise oradaki elemandan özel olarak rica edin ve hızlı işlem yapılmasını isteyin. İşlemi yaptığı bilgisayardan sanırım hızlı açılması üzerine not düşebiliyor karşı tarafa. 5 dakika içerisinde hattını açtıran da gördüm 5 saat içinde açtıran da. Tamamen çalışana bağlı bir durum dediğim gibi. Ama gün içinde açılacağından emin olabilirsiniz.
Yedek sim kartı çıkarttırdığımız zaman hattaki liralar ve yaptırılan paket aynen duruyor. Yani sıfırdan yapmamıza gerek yok. Hattı kırdın paketin iptal, paran boşa gitti gibi bir durum yok.
Eğer bilgi gerektiren bir sorunuz var ise yorum kısmından lütfen bana sorun. Olayı yaşayan biri olarak kafanızdaki soru işaretlerini ortadan kaldırmak adına daha net cevaplar verebilirim.
Kaynak: http://www.ersinuzgun.com/avea-yedek-sim-nasil-cikartilir
Teknolojinin ne kadar büyük bir nimet olduğunu hepimiz anlamışızdır artık. Hatta bu konuya özel olarak dilimizde “devir teknoloji devri” diye bir deyim bile türetmiş bulunuyoruz. Olağanüstü bir biçimde hızla gelişen teknoloji, çağımızda yararlanmanın, istifade etmenin yanı sıra aşırı tüketim hastalığını da meydana getirdi.Yani insanlar ihtiyacı olan teknolojinin çok daha üstünde bir teknoloji alarak misliyle para vermeyi kendilerinde bir meziyet olarak görmeye başladı.
Konumuza en iyi örnek teşkil eden teknolojik cihazlar hiç kuşkusuz cep telefonları yeni adıyla akıllı cep telefonları olacaktır. Çıktığı günden bu yana sıra dışı bir gelişim gösteren telefonlar, bilgisayarların yapabildiği prosedürleri yapabilmenin yanı sıra, neredeyse kaliteli bir fotoğraf makinesinden çok daha iyi çekim yapabilen birer cihaz haline geldiler. Bu nedenle akıllı telefon olarak isimlendirilen cep telefonları, barındırdıkları teknolojiyle doğru orantılı olarak yüksek fiyatlara eriştiler. Şuan piyasaya bir göz atacak olursanız fiyatı 3000 TL’ye yakın olan telefon modellerini görmeniz mümkün olabilir. Önceki satırlarda da açıkladığım gibi iletişim kurmak bir yana her prosedürünün yapılabildiği akıllı cep telefonları akıl almaz bir tüketim hastalığını da beraberinde getirdi. Akıllı telefonların birçok fonksiyonunu kullanan iş adamları, bireyler haricinde birde sırf gösteriş olması amacıyla bin liralar verip satın alanların sayısı gün geçtikçe biraz daha artmaya başladı. Düşünsenize telefonu yalnızca yes tuşuna basmaktan farklı bir şey için kullanmayan bir kişi 1000 – 2000 TL verip bilgisayar ayarında telefon kullanır oldu. Buda başlıktan açıkladığım gibi çağımızda salgın bir hastalık olan pahalı telefon alma sorunsalını meydana getirdi.
Sizinde bu konudaki yorumlarınızı almak istiyorum. Bu sorun bir tek beni rahatsız ediyor olamaz.