Bazen gözlerle ifade edilemez duygular..O zaman kalemin gücü başlar..

Bir Öğrencinin Gözünden: Özel Üniversitede Okumak

7 gün önce Ersin tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Lisede iki sene okul başkanlığı yaptığım için alt yaş gruplarından oldukça fazla tanıdığım bulunmakta. Birçoğunun bu sene YGS/LYS telaşı olduğundan; konuşma fırsatı buldukça, büyük bir merakla sordukları soruları cevaplamak durumunda kalıyorum. Özel bir üniversitede okuduğum için de, haliyle soruların büyük bir bölümü bu alanda oluyor. Ben de bu sorulardan ve cevaplarından oluşan bir yazı yazarak, genel manada bir cevap vermek istedim. Bakalım özel üniversitede okumak sanıldığı gibi bir şey miymiş?

Zengin – Fakir Ayrımı Var mı?

Şimdi ben burada ne desem yanlış olur. Zira bizim okulda kesinlikle olmamasına rağmen bir başka vakıf üniversitesinde bu tip durumlar yaşanabilir. O yüzden bu soruya net bir cevap vermemekle birlikte; bizim üniversitede yok, hiçbir üniversitede de yoktur tahminim demek istiyorum.

Son Model Arabayla Gelenler Oluyor mu?

Oluyor tabi. Mesela bu soruyu çok gereksiz buluyorum ve çok sık sorulmakta. Özel üniversite sonuçta tabii ki durumu çok çok iyi olanlar da, özel son model arabasıyla gelenler de olacak. Eğer vakıf üniversitesine geliyorsanız bu tip durumlara alışmanız lazım. Artık ilkokul ve lisedeki gibi “herkes eşit” politikasını bütünüyle göremeyeceksiniz, o işi unutun.

Kampüs Hayatı Var mı?

Okuluna göre değişir bu sorunun cevabı. Mesela bizim üniversitenin kampüsü bu sene yeni yapıldı ve bence bir vakıf üniversitesine göre hiç de fena değil. Kampüs hayatını yaşamak tamamen sizde biten bir durum. Zira ders saatleri haricinde oturur kampüste vakit geçirirseniz haliyle kampüs hayatını da güzel bir şekilde yaşamış olursunuz.

Kızlar Güzel mi?

Vakıf üniversitesi deyince aklınızda nasıl bir yer canlanıyor bilmiyorum ama hiçbir şey sandığınız gibi değil. Devlet üniversiteleri ile vakıf üniversiteleri arasında karı kız ortamı açısından ne gibi bir farklılık olabilir Allah aşkına? Güzel kızları bonservisiyle vakıf üniversitelerine transfer ediyorlar falan mı sanıyorsunuz? Eğer öyle sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Kampüste hayal ettiğiniz gibi Adriana Lima’lar, Kate Upton’lar dolaşmıyor yani. Bir Blue Mouintain State ortamı beklemeyin vakıf üniversitelerinden.

Dersler Nasıl, Geçmek Kolay mı?

Okula ve okulun sahip olduğu akademik kadroya göre değişir bu sorunun cevabı. Lakin zorluk bakımından bir devlet üniversitesinden daha kolay olduğunu söyleyebilirim. Hani “daha fazla para alabilmek için sınıfta bırakırlar mı?” tarzında saçma sapan komplo teorilerine gerek yok (yapan üniversite olduğunu zannetmiyorum).

Burs Yanar mı, Yanarsa Nasıl Yanar?

Her vakıf üniversitesinin bu konuda farklı kuralları bulunmaktadır. Fakat genelde yüz kızartıcı bir suç işlemediğiniz taktirde kolay kolay bursunuz yanmayacaktır.

Laboratuvarları Nasıl?

Para fazla olduğu için haliyle bir devlet üniversitesine göre daha gelişmiş ve güzel. Bu konuda sıkıntınız olmasın.

Kantin – Yemekhane Fiyatları Nasıl?

Tuzlu, pahalı, kapı gibi! Bir devlet üniversitesinde 5-10 Türk Lirasına iki öğün yemek yerken biz de sadece 20 Türk Lirasına bir öğün karnını doyurabilirsin (o da doyarsan).

Öğrenci Seviyesi Nasıl?

Salağı da var çok akıllısı da. İlkokul ve lisede de öyle değil miydi? Bence öyleydi. Her çeşit insan bulabilirsin vakıf üniversitelerinde.

Tekrar tekrar belirtiyorum ki; istisnasız her sorunun cevabı üniversiteden üniversiteye göre değişiklik gösterebilmektedir. Ben, benim de okumakta olduğum Nişantaşı Üniversitesi (Sadabad Kampüsü)‘nde gördüğüm, tecrübe edindiğim şekilde cevapladım soruları.

Aşağıda bulunan yorum bölümünden merak ettiğiniz farklı sorular varsa sorabilirsiniz.

5 kez okundu.
Yorum Yok :(

Bir Öğrencinin Gözünden: Nişantaşı Üniversitesi Nasıldır?

2 hafta önce Ersin tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

İstanbul’a gelmeme vesile olan ve yaklaşık olarak 5 aydır okumakta olduğum Nişantaşı Üniversitesi ile ilgili internette detaylıca bilgi olmadığının farkındayım. YGS’nin de yaklaştığı bu dönemlerde, okulum ile ilgili olarak bir inceleme yazısı yazarak, merak edilenlere ve sınava girecek arkadaşlara ışık tutmak istedim. Umarım aklınızdaki tüm soruları cevaplayan, size istediğiniz bilgileri veren bir yazı olmuştur.

Sadabad Kampüsü

Öncelikle bölümüm gereği Sadabad Kampüsünde bulunuyorum. Bu sebeptendir ki; Bayrampaşa Kampüsü ile ilgili detaylıca bilgiye sahip değilim. Yalnızca yerini ve iç dizaynını biliyorum (kayıt olmak için oraya gitmek zorundaydık).

Her neyse.. Okulu az çok internette araştıran herkesin rahatlıkla öğrenebileceği üzere; Sadabad Kampüsü bu sene eğitime açıldı ve çokça yeni bir kampüs. İlk öğrencileri biz olduğumuz için her şeyin sıfır halini kullanmaktayız diyebilirim.

İçerisine gelecek olursak; bir vakıf üniversitesine göre hayli güzel ve ilgi çekici bir yapısı var. Zira Türkiye’nin ilk organik kampüsü olma özelliğini taşımakta. Kampüse ilk girdiğiniz zaman “bu duvarlar neden boyasız lan ?” tepkisini vermeyin, gülerler.

Ortam Nasıl?

Her vakıf üniversitesi gibi. Bahçesi var, langırtı var, Playstation’ı falan var. Sıkılanlara, şarkı isteği ile kız düşürmek isteyenler için Uniboard desteği var. Kısacası çok ekstra beklentileriniz, zevkleriniz yoksa sıkılmazsınız diyebilirim.

Kantin Fiyatları Nasıl ?

Bu konuda pek olumlu konuşamayacağım. Maalesef kantin fiyatları beklediğimin de biraz üstünde gibi. Ama bu konuya bence çok takılmayın zira üniversite lise gibi değil. Yani okula sabah 8’de gelip akşam 6’ya kadar ders görme olayı yok. Karnın acıkırsa gider yersin. He çok mu işin var ? Yemek Sepeti falan kampüse hizmet sağlıyor artık, kantin zorunluluğun yok.

Mesela yarım döner 8 Türk Lirası. Bu örnek ile anlayın durumun ciddiyetini.

Eğitim Kalitesi

Bu konuda net bir şekilde “iyidir!” veya “kötüdür!” diyemem. Siz de kabul edersiniz ki; belirli sayıda ders alıyorum ve haliyle belirli sayıda hocayla tanışıklığım var. Okulun eğitim kalitesi ile ilgili genelleme yapmak, bu açıdan doğru olmayacaktır. Lakin bizim girdiğimiz dersler için şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; iyisi de var kötüsü de. Hele bir tanesi var ki; evlerden ırak ama isim vermeyeceğim.

Okul – Öğrenci İlişkisi

Her ne kadar şimdiye kadar pek işim düşmese de düştüğü birkaç konu oldu. Çok fazla uğraştırıcı konular değildi ama yine de haklarını vereyim, hemen hallettiler. 5 aylık süreçte bana karşı bir sıkıntı çıkarmadıklarını söyleyebilirim. Kendilerine uğradığım, sorular sorduğum konularda ellerinden geldiğince yardımcı oldular.

Ulaşım Nasıl?

Ulaşım güzel.  Şaka bir yana, çeşitli bölgelere ring seferleri olduğu için özellikle İstanbul’da oturuyorsanız pek fazla zorlanacağınızı düşünmüyorum. Okul için en ideal orta noktanın da Şişli olduğunu düşünmekteyim. Trump Towers önünden, okula devamlı olarak ring seferi bulunmakta. Hadi diyelim “ben ring kullanmam aga” diyorsanız, okula yakın bir yerde indiren “49A” numaralı İETT otobüsleri de Trump’ın hemen yakınından geçmekte.

Trump Towers’ın oradan kalkan ringler okula 1 Türk Lirasına götürmekte bunu da unutmadan belirteyim.

Etkinlikler Falan Oluyor mu ?

Oluyor tabi. Mesela yılbaşında parti tarzı ufak bir şey yapmışlar kampüste. Öte yandan sık sık ünlü isimleri getirip, öğrenciler ile buluşturuyorlar. Bu tarz konularda güzel çalışmalar olduğunu söyleyebilirim.

Tabi çeşitli kulüpler geziler falan da düzenliyor. O konularda da içiniz rahat olsun, sıkıntı yaşamazsınız.

Sözlüklerdeki Olumsuz Yorumlar Neden?

Sözlüklerde sık takılırım, çok da severim. Fakat sözlüklerde insanlar ODTÜ’yü, Boğaziçi’ni de kötülüyor. Sözlükleri çok fazla dikkate alırsanız ne bir teknolojik cihaz alabilirsiniz, ne de kendinize okumaya okul seçebilirsiniz. O sebeple; gidip görmeden, açıp okuyanlara sormadan sadece sözlüklere itibar ederseniz, dev yanılırsınız.

**

Okul ile ilgili belirtmek istediklerim, edindiğim tecrübeler şimdilik bunlarla sınırlı. Lakin eğer Nişantaşı Üniversitesi ile ilgili bunların dışında sorularınız olursa aşağıda bulunan yorum bölümünden bana iletebilirsiniz. Seve seve, içtenlikle ve kesinlikle objektif olarak cevaplarım buna emin olabilirsiniz. Sonuç olarak sahibi ben değilim moruk, neden yanıltıcı cevap vereyim yani?!

Yazan: Burak Güngör

14 kez okundu.
Yorum Yok :(

AÖF Çanta ve Cüzdan ile Girmek Serbest mi?

4 ay önce Ersin tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Açıköğretim Fakültesi’nde okuyanlar bilirler. Diğer sınavlara göre AÖF sınavlarında biraz daha rahat olunur. Çünkü her tipten, her meslekten ve her yaştan kişinin girdiği bir sınav olduğu için kimi okulundan, kimi işinden kimi de ev dışından direk olarak sınava gelmiş olabiliyor. Haliyle üniversiteye giriş sınavlarında yapılan güvenlik önlemleri biraz daha hafifletilmiş şekilde. Fakat yine girişte kontrol olmuyor değil.

AÖF’ün son senesine gelmiş biri olarak cüzdan ve çanta konusunda kesin cevap veremiyorum. Her ne kadar yoğun güvenlikten geçirilmesek de ilk girişte polisler üstümüzü her zamanki gibi arıyorlar. Fakat bazen cüzdan ve çanta kontrolü ile birlikte girişlerine izin verilebiliyor. Bazen ise polisler içeri almayabiliyorlar. Haliyle kantin gibi yerlerde oluşturulmuş emanetlere bırakmak zorunda kalabiliyorlar.

Aöf sınavına girerken çanta ve cüzdan sokmak tamamen polislerin insiyatifine kalmış bir durum. Eğer uğraşıp cüzdanınızı veya çantanızı iyice kurcalamak isterse sıkıntı olmuyor. Çünkü sınava çantamla soksun da istediği kadar kurcalasın diyorsunuz orada. Haliyle işini yaptığı için özelim var vb. gibi bahaneler kalmıyor. Ama o yoğunlukta çoğu zaman tek kişiye o kadar vakit ayırıp detaylı araştırma yapmıyorlar. Haliyle çantanızı veya cüzdanınızı emanete bırakmanız gerekiyor. Olay tamamen bundan ibaret.

Ayrıca sınava anahtar, cep telefonu sokamıyorsunuz. Bozuk para sokarken sıkıntı yaşayanı hiç görmedim. Sıkıntı yaşayacağınızı düşünüyorsanız veya üstünüzde çok bozuk para varsa 4-5 cebinize ayrı ayrı koyarsanız çok göze batmayacağı için yine sıkıntı yaşamazsınız.

40 kez okundu.
Yorum Yok :(

Sadece Niğde Üniversitesi Öğrencilerinin Anlayabileceği 10 Durum

12 ay önce Ersin tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Türkiye’nin küçük, şirin ve öğrenci dostu kendi Niğde’de öğrencilik yaptıysan, sen de bu ortak paydalardan nasibini almışsın demektir. Hadi gel, hatıraları tazelerken Niğde’yi tercih edecek yeni arkadaşlara birkaç tüyo verelim!

1. Mecburiyet Caddesi

Niğde insanı o kadar samimi ki, “tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer” atasözünü hayata geçirerek bu caddenin ismini “Mecburiyet Caddesi” olarak değiştirmişler. Asıl adını merak edenler için hemen belirtelim “Dr. Sami Yağız Caddesi”. Niğde’nin hem en kalabalık, hem de en işlek caddesi olma özelliğini taşımasının yanında, bütün kafeleri, bütün mağazaları ve işinize yarayacak bütün dükkanları bu cadde üzerinde bulmanız sebebiyle halk tarafından “Mecburiyet Caddesi” olarak tanımlanıyor. Çok iyi değil mi? Ne kadar da samimi! Bu caddenin getirdiği tek dezavantaj ise, tüm şehir halkı bu caddeye her gün her dakika uğradığı için gizli bir iş çevirmeniz neredeyse imkansız! Ya sınıf arkadaşı, ya yan sınıftan bir arkadaş, ya da yan sınıftan arkadaşın oda arkadaşı ile mutlaka karşılaşırsın Mecburiyet’te!

2. Uzak mı, o da ne?

Büyük bir şehirden Niğde’ye gelenlerin hayatlarındaki “uzak” kavramı, Niğde’de kaldıkları süre boyunca ortadan kalkacaktır. Hatta şöyle bir şey söyleyelim; otobüsü sadece kampüse gidebilmek için kullanıyorsunuz! Onun dışında hiç otobüs, dolmuş kullanmanıza gerek yok. Zaten marketten çıkarken yanlışlıkla bankaya girip, kuaförde saçlarınızı kestirirken bir sigara molası kadar kısa sürede kargo gönderimi yapabilirsiniz.

3. Patatesin Başkenti!

Yılda 700bin TON (büyük harflerle yazdım ki gözden kaçmasın!) patates üretilen bir şehre geliyorsunuz. E haliyle patates kızartması, patatesli yumurta, patates yemeği, patatesli pilav, patatesli barbun gibi patates kombinasyonlarına kendinizi şimdiden hazırlayın.

4. Kafa dinlemek için uzağa gitmeyin, kampüste göl var!

Türkiye’deki birkaç kampüste yer alan göllerden birisi de Niğde Üniversitesinde. Kampüsün ortasında göl var, göl! Her ne kadar bazı zamanlarda kötü bir koku yaysa da, buruna bir mandal takıp manzarasına doyulamayacak cinsten. Hele bir de bahar mevsiminde gelen flamingo kuşları yok m? Tadına doyamayacaksınız.

5. Otobüs Şoförleri

Niğde’ye ilk geldiğinizde otobüs şoförlerini telsizle görüp, kalp krizi geçirme şoku yaşayabilirsiniz. Ama merak etmeyin, alışıyorsunuz. Hele bir de şoförler muhabbet etmeye başladı mı, değmeyin keyfimize. Niğde Üniversitesi’nden mezun olan herkesin bir telsiz anısı mutlaka vardır.

6. Adanalıların işgali altındayız!

Kafayı nereye çevirseniz “Üni Niğde” yazısı ile Adana Demirspor’lu öğrencileri görürsünüz. İlk görürsünüz, hmm dersiniz. İkinci de, ooo dersiniz. Üçüncü de, vay be! dersiniz. Dördüncü de, haydaaa dersiniz. Beşinciden sonra alışırsınız. Adanalı dedin mi Niğde’nin her yerinde karşınıza çıkabilme potansiyellerini düşünürsünüz. Sebebi ise Niğde Üniversitesi öğrencilerinin büyük bir kısmının Adanalı öğrencilerden oluşması.

7. AVM Yok, Mecburiyet var…

AVM dediğin şeyi artık hayatından çıkartabilirsin. Onun yerine “Mecburiyet” vereceğiz çünkü sana. İyi taraftan bak, AVM’ye oranla mecburiyette herşey çok ucuz!

8. Çan sesleri… Şaka şaka Çan eğrisi!

Dostluğun bittiği dönem, vize ve final sınavlarından 1 hafta önce başlayıp, sınavların bittiği gün kadardır. Bu süre zarfında dostunuz, arkadaşınız kalmaz. Neden? Çünkü çan eğrisi var! Kimse kimseye Niğde Üniversitesi’nde kolay kolay not vermez. Cüzdanını kaybeden görürsün ama defterini kaybeden göremezsin!

9. Uçacaksın, uçacaksın, havalara uçacaksın!

Mevsim, saat, dakika, yağmur, kar fark etmeksizin rüzgar yiyeceğiniz için vücudunuz rüzgara bağışıklık kazanacak. “Sen cepleri bi taşla doldur istersen” esprisi ise Niğde halkı tarafından milli espri olarak kabul edilip, zayıf herkese gün içerisinde 13127 kere söylenmektedir.

10. Otobüs Şoförü: Milli Piyango var mı ?

Eğer “Milli Piyango var mı?” sorusundan sonra derin bir sessizlik ihtiyacı hissediyorsan, Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden mezunsun demektir. Selam! Seni buldum! Yeni gelecekler için spoiler: Sabahları kampüs girişinde sorulan bu soru, büyük bir sükunet ile karşılanıp cevaplanmazsa, otobüs direk olarak eğitim fakültesine gideceği için bir Eğitim Fakültesi öğrencileri tarafından bir hayli önemlidir.

Mecburiyet ile başlayıp, Milli Piyango ile bitirdiğimiz Niğde Üniversitesi tanıtımımızı okudunuz. Halen Niğde’yi tercih etmeyi düşünür müsünüz bilmem ama bizden bir tavsiye, eğer zayıfsanız valizinizi taşla doldurup öyle gidin

53 kez okundu.
Yorum Yok :(

Selçuk Üniversitesi Rektörünün Birbirinden Eğlenceli 10 Tweeti!

1 sene önce Ersin tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Selçuk Üniversitesi Rektörü Sn. Mustafa Şahin öğrencileri ile iç içe olmak adına olsa gerek sürekli olarak Twitter üzerinden öğrencileri ile iletişim halinde. Her gün yüzlerce şey yazılmasına rağmen herkese bir cevabı olan Rektörümüzü bizde inceleyelim dedik. 🙂 Hiç tanımasanız ve sadece internette tanısanız herhalde “bu adam rektör değil” dersiniz. Geçmişteki rektör hocalarımız ile kıyaslamak istemeyiz ama gerçekten sıra dışı olduğu için bu konuyu açmak istedim.

Hocamıza sevgilerimizi sunarak birbirinden komik ve eğlenceli tweetlerine gelin beraber bakalım. 🙂

HANİ SOĞUKTU? İPTAL EDEYİM Mİ TATİLİ?

ACABA KİM? 😀

BİZ BUNU Bİ ARKADAŞLARLA DÜŞÜNELİM HOCAM HATTA KALIN 😀

BEN SANA TELEFERİK OLAMAZSIN DEMEDİM, REKTÖR OLAMAZSIN DEDİM

YANLIŞ, 3 HAFTA TATİL VAR. İLK HAFTADA DA YOKUZ. 😀

BUNA BEN DE YORUMSUZUM. 😀

ÖĞRENCİSİNİ DÜŞÜNEN REKTÖR GİBİ REKTÖR

ELDİVEN DE AL KARTOPU SAVAŞI YAPARIZ. 😀

BENCEDE SENCE. 😀

AYNEN NEFES ALSIN YETER REKTÖR REİS 😀

70 kez okundu.
4 Yorum Yapıldı
Toplam 5 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234...Son »