İstanbul’a gelmeme vesile olan ve yaklaşık olarak 5 aydır okumakta olduğum Nişantaşı Üniversitesi ile ilgili internette detaylıca bilgi olmadığının farkındayım. YGS’nin de yaklaştığı bu dönemlerde, okulum ile ilgili olarak bir inceleme yazısı yazarak, merak edilenlere ve sınava girecek arkadaşlara ışık tutmak istedim. Umarım aklınızdaki tüm soruları cevaplayan, size istediğiniz bilgileri veren bir yazı olmuştur.
Sadabad Kampüsü
Öncelikle bölümüm gereği Sadabad Kampüsünde bulunuyorum. Bu sebeptendir ki; Bayrampaşa Kampüsü ile ilgili detaylıca bilgiye sahip değilim. Yalnızca yerini ve iç dizaynını biliyorum (kayıt olmak için oraya gitmek zorundaydık).
Her neyse.. Okulu az çok internette araştıran herkesin rahatlıkla öğrenebileceği üzere; Sadabad Kampüsü bu sene eğitime açıldı ve çokça yeni bir kampüs. İlk öğrencileri biz olduğumuz için her şeyin sıfır halini kullanmaktayız diyebilirim.
İçerisine gelecek olursak; bir vakıf üniversitesine göre hayli güzel ve ilgi çekici bir yapısı var. Zira Türkiye’nin ilk organik kampüsü olma özelliğini taşımakta. Kampüse ilk girdiğiniz zaman “bu duvarlar neden boyasız lan ?” tepkisini vermeyin, gülerler.
Ortam Nasıl?
Her vakıf üniversitesi gibi. Bahçesi var, langırtı var, Playstation’ı falan var. Sıkılanlara, şarkı isteği ile kız düşürmek isteyenler için Uniboard desteği var. Kısacası çok ekstra beklentileriniz, zevkleriniz yoksa sıkılmazsınız diyebilirim.
Kantin Fiyatları Nasıl ?
Bu konuda pek olumlu konuşamayacağım. Maalesef kantin fiyatları beklediğimin de biraz üstünde gibi. Ama bu konuya bence çok takılmayın zira üniversite lise gibi değil. Yani okula sabah 8’de gelip akşam 6’ya kadar ders görme olayı yok. Karnın acıkırsa gider yersin. He çok mu işin var ? Yemek Sepeti falan kampüse hizmet sağlıyor artık, kantin zorunluluğun yok.
Mesela yarım döner 8 Türk Lirası. Bu örnek ile anlayın durumun ciddiyetini.
Eğitim Kalitesi
Bu konuda net bir şekilde “iyidir!” veya “kötüdür!” diyemem. Siz de kabul edersiniz ki; belirli sayıda ders alıyorum ve haliyle belirli sayıda hocayla tanışıklığım var. Okulun eğitim kalitesi ile ilgili genelleme yapmak, bu açıdan doğru olmayacaktır. Lakin bizim girdiğimiz dersler için şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; iyisi de var kötüsü de. Hele bir tanesi var ki; evlerden ırak ama isim vermeyeceğim.
Okul – Öğrenci İlişkisi
Her ne kadar şimdiye kadar pek işim düşmese de düştüğü birkaç konu oldu. Çok fazla uğraştırıcı konular değildi ama yine de haklarını vereyim, hemen hallettiler. 5 aylık süreçte bana karşı bir sıkıntı çıkarmadıklarını söyleyebilirim. Kendilerine uğradığım, sorular sorduğum konularda ellerinden geldiğince yardımcı oldular.
Ulaşım Nasıl?
Ulaşım güzel. Şaka bir yana, çeşitli bölgelere ring seferleri olduğu için özellikle İstanbul’da oturuyorsanız pek fazla zorlanacağınızı düşünmüyorum. Okul için en ideal orta noktanın da Şişli olduğunu düşünmekteyim. Trump Towers önünden, okula devamlı olarak ring seferi bulunmakta. Hadi diyelim “ben ring kullanmam aga” diyorsanız, okula yakın bir yerde indiren “49A” numaralı İETT otobüsleri de Trump’ın hemen yakınından geçmekte.
Trump Towers’ın oradan kalkan ringler okula 1 Türk Lirasına götürmekte bunu da unutmadan belirteyim.
Etkinlikler Falan Oluyor mu ?
Oluyor tabi. Mesela yılbaşında parti tarzı ufak bir şey yapmışlar kampüste. Öte yandan sık sık ünlü isimleri getirip, öğrenciler ile buluşturuyorlar. Bu tarz konularda güzel çalışmalar olduğunu söyleyebilirim.
Tabi çeşitli kulüpler geziler falan da düzenliyor. O konularda da içiniz rahat olsun, sıkıntı yaşamazsınız.
Sözlüklerdeki Olumsuz Yorumlar Neden?
Sözlüklerde sık takılırım, çok da severim. Fakat sözlüklerde insanlar ODTÜ’yü, Boğaziçi’ni de kötülüyor. Sözlükleri çok fazla dikkate alırsanız ne bir teknolojik cihaz alabilirsiniz, ne de kendinize okumaya okul seçebilirsiniz. O sebeple; gidip görmeden, açıp okuyanlara sormadan sadece sözlüklere itibar ederseniz, dev yanılırsınız.
**
Okul ile ilgili belirtmek istediklerim, edindiğim tecrübeler şimdilik bunlarla sınırlı. Lakin eğer Nişantaşı Üniversitesi ile ilgili bunların dışında sorularınız olursa aşağıda bulunan yorum bölümünden bana iletebilirsiniz. Seve seve, içtenlikle ve kesinlikle objektif olarak cevaplarım buna emin olabilirsiniz. Sonuç olarak sahibi ben değilim moruk, neden yanıltıcı cevap vereyim yani?!
Yazan: Burak Güngör
Duvar kağıtları, ev dekorasyonu ile ilgilenen kişiler için oldukça önemli bir ayrıntı. Duvarları tek renkli boyalar yerine canlı, rengarenk ve hatta özel görsellerle süslü duvar kağıtları ile süslemek geçmiş dönemden günümüze kadar oldukça sık bir şekilde tercih edilir. Tek bir odada bile 4 farklı duvar kağıdı seçerek eşsiz bir dekorasyon hazırlayabilirsiniz. Tek yapmanız gereken hayal gücünüzü sınırlandırmamak. Dilerseniz de her odada tek bir duvarı duvar kağıtları ile süsleyebilir, her oda için özel bir köşe yaratabilirsiniz. Kendi köşenizi oluşturmak işte bu kadar kolay.
Duvar kağıdı modelleri, renkli duvar kağıtları olabileceği gibi manzara, özel bir an ve hatta 3 boyutlu olabilir. Eşyalarla uyumlu olabilecek duvar kağıtları ile odalarınızı siz de hayallerinizdeki gibi süsleyebilirsiniz.
Duvar kağıtları ucuz bir şekilde ev dekorasyonuna yardım etmeleriyle de dikkat çeker. Duvar kağıdı fiyatları bu bakımdan diğer alternatiflere göre daha hesaplı olabilir. Ayrıca dilediğiniz zaman değiştirme kolaylığı olması da duvar kağıtlarının tercih edilmesindeki bir diğer etken. Siz de hayalinizdeki duvar kağıdı modelini bulmak için Türkiye’nin mobilya mağazası Vivense’ye güvenebilirsiniz. Yüzlerce farklı duvar kağıdı modeli arasından seçim yapabilir, evinizin duvarlarını dilediğiniz gibi renklendirebilirsiniz. Türkiye’nin her yerine teslimat yapan Vivense, geniş ürün yelpazesi ile yanınızda. Yine Türkiye’nin birçok noktasında bulunan mobilya mağazası showroom’larla da ev dekorasyonuna dair ihtiyacınız olan her detayı bulabileceğinizi unutmayın.
Açıköğretim Fakültesi’nde okuyanlar bilirler. Diğer sınavlara göre AÖF sınavlarında biraz daha rahat olunur. Çünkü her tipten, her meslekten ve her yaştan kişinin girdiği bir sınav olduğu için kimi okulundan, kimi işinden kimi de ev dışından direk olarak sınava gelmiş olabiliyor. Haliyle üniversiteye giriş sınavlarında yapılan güvenlik önlemleri biraz daha hafifletilmiş şekilde. Fakat yine girişte kontrol olmuyor değil.
AÖF’ün son senesine gelmiş biri olarak cüzdan ve çanta konusunda kesin cevap veremiyorum. Her ne kadar yoğun güvenlikten geçirilmesek de ilk girişte polisler üstümüzü her zamanki gibi arıyorlar. Fakat bazen cüzdan ve çanta kontrolü ile birlikte girişlerine izin verilebiliyor. Bazen ise polisler içeri almayabiliyorlar. Haliyle kantin gibi yerlerde oluşturulmuş emanetlere bırakmak zorunda kalabiliyorlar.
Aöf sınavına girerken çanta ve cüzdan sokmak tamamen polislerin insiyatifine kalmış bir durum. Eğer uğraşıp cüzdanınızı veya çantanızı iyice kurcalamak isterse sıkıntı olmuyor. Çünkü sınava çantamla soksun da istediği kadar kurcalasın diyorsunuz orada. Haliyle işini yaptığı için özelim var vb. gibi bahaneler kalmıyor. Ama o yoğunlukta çoğu zaman tek kişiye o kadar vakit ayırıp detaylı araştırma yapmıyorlar. Haliyle çantanızı veya cüzdanınızı emanete bırakmanız gerekiyor. Olay tamamen bundan ibaret.
Ayrıca sınava anahtar, cep telefonu sokamıyorsunuz. Bozuk para sokarken sıkıntı yaşayanı hiç görmedim. Sıkıntı yaşayacağınızı düşünüyorsanız veya üstünüzde çok bozuk para varsa 4-5 cebinize ayrı ayrı koyarsanız çok göze batmayacağı için yine sıkıntı yaşamazsınız.
Dünyanın en çok takip edilen çizgi romanları Marvel tarafından oluşturulmaktadır. Bu çizgi romanlar arasında bulunan Black Panther dünya genelinde geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olmaktadır. Bu anlamda sevenleri tarafından gelen yoğun istek üzerine artık beyaz perdede yerini alacak. Muhteşem görsel ve grafiklere sahip olması beklenen film şimdiden birçok sinema sever tarafından merakla beklenmektedir.
Black Panther Filmi ile Bizleri Neler Bekliyor?
Black Panther çizgi roman serisinden konusu alınmış olan bu filmde T’Challa adındaki bir kralın oğlunun hayatı beyaz perdeye yansıtılacak. T’Challa’nın yaşamakta olduğu krallık geçimini tamamen madencilik ile sağlamaktadır. Dönemin kralı olan T’Chaka, madenciler tarafından çıkarılan vibranyum madenini ele geçirmek adına Ulysses Klaw tarafından suikaste uğrar ve hayatını kaybeder. İşte bu durumda krallık T’Challa’ya kalmıştır.
Babasının öldürülmesinden sonra tek düşüncesi intikam almak olan T’Challa, bu anlamda iki durumu da idare etmek için bir takım özel gruplara katılmakta ve fiziksel yeteneklerini geliştirmektedir. Panterler olarak isimlendirilen bu grup kapsamında T’Challa kısa sürede birçok yetenek kazanır ve Kara Panter olarak ün yapar.
Babasının intikamını almak için hazır olan Kara Panter, bu süreçte Kaptan Amerika ve Fantastik Dörtlü gibi süper kahramanlar ile işbirliği yapmaktadır. Bakalım babasının intikamını almak için çıktığı bu yolculukta T’Challa neler ile karşılaşacak.
Black Panther Vizyona Giriş Tarihi
Black Panther filminin ne zaman vizyona gireceği konusunda meraklar bir hayli fazla olmaktadır. Sabırsızlık ile beklenen Black Panther filminin ilk olarak Hollanda’da vizyona gireceği yönünde kesin olmayan duyumlar yer almaktadır. Fakat vizyona girme tarihi ile ilgili en kesin bilgi 18 Şubat 2018 tarihinde Brezilya’da sinema severler ile buluşacağı olmaktadır.
Efsane bir çizgi roman olarak tarihe geçen The Flash’ın maceralarının ekranlara döküldüğü bu muhteşem dizi dünya genelinde büyük bir beğeni ile izlenmektedir. Her bölümünde sevenlerini ekranlara kilitleyen The Flash muhteşem bir tempoda geçen üçüncü sezonu geride bıraktı. Yapmış olduğu sezon finali ile izleyicilerini de arkasına meraklı bir şekilde bırakmayı başardı. Durum böyle olunca izleyenleri tarafından The Flash dizisinin yeni sezonunun ne zaman geleceği merakla beklenmektedir.
The Flash Dizisinde Neler Yaşandı?
İzleyenlerine ilk sezonunda itibaren çizgi roman havasını ekranlarda yaşatan bu muhteşem dizi kahramanımızın annesi ölmesinden sonra serüvene başlamıştır. Annesinin ölümünü araştırmak isteyen karakterimiz bir türlü bunu başaramadı. Yine ikinci sezonda babasını kaybederek aynı şekilde bazı nedenlerden ötürü babasının da ölümünü araştıramadı.
Her sezonda başına birçok olay gelen ve kalkıştığı işlerde başarılı olamayan Flash bu kapsamda anne ve babasının ölümlerini araştıramamıştır. Daha sonra üçüncü sezonda da işlerinde birçok aksama ile karşılaşmıştır. Biraz monotona yakın bir aksiyonu izleyicilerine aktaran dizi üçüncü sezon finali ile izleyicilerini adeta mesh etmiştir.
Bu denli yavaş bir tempo ile giden dizinin bir anda tempoyu pik noktasına çıkarılması ile izleyicilerinin hepsi irkildi. İşte bu yüzden dördüncü sezon büyük bir kitle tarafından merakla beklenmektedir. Aynı şekilde yeni sezonda bu başarılı temponun ilerletilebileceği merak konusu olmaktadır.
The Flash Dizisi Dördüncü Sezonu Ne Zaman Geliyor?
Yayına girdiği ilk tarihten bugüne kadar her sezonu ekim ayında başlamış olan dizinin dördüncü sezonunu yine bu yılın ekim ayında yayınlayacağı duyuruldu. Üçüncü sezonda daha ilk bölümden 7 Mart 2017 yılında sezon finali yapacağını duyuran dizi, yeni sezon için başlangıç tarihi olarak Ekim ayının ilk günleri olarak duyuru yapıldı.